6 Mayıs 2012 Pazar

kıskanmak


kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına dayanamamak

birinin üstünlüğünden acı duymak.

İnsan kendisinden daha güçlü olanı kıskanır. Kendisinden çok çok daha güçlü olana saygı duyar. Aynı şahıs hem kıskanılabilinir hem de özenilebilinir. Kıskanmanın, özenmekten farkı, kıskanmak  eyleminde “o olmasın ben olayım” düşüncesi mevcutken, özenmek eyleminde “ben de olayım” düşüncesi vardır.

Seven kıskanır mı? Evet seven kıskanır; fakat seven karşısındakinin kendisini sevdiğinden emin olamadığı için kıskanır. Karşısındakinin kendisini sevdiğinden emin olan, kıskanmaz; sevdiğine bir başkasının ortak olamayacağını bildiği için bu duygu uzaktır.

Şahıs, karşısındaki kişinin, kendisinde olmayan kendince olumlu özelliğine ulaşabileceği kanaatindeyse onu kıskanmaz, fakat kendisinde buna ulaşabilecek gücü/cesareti bulamıyorsa, kıskanmak eylemi devreye girer ki bu, kişiyi içten içe kemirir.

Kişideki, “ben çok kıskancımdır” düşüncesi ancak onun olabildiğine korkak, olabildiğine zayıf olduğunu ve karşısındakine eziyet-işkence etmek için daima fırsat beklediğini gösterir. Dengeli özgüvene sahip şahıs, kıskanmak eylemine çok uzaktır. Kişinin kendisinde, benliğinde çözemediği ve bundan sonra da çözemeyeceği bir takım sıkıntıları olduğunu varsayabilir (kişinin benliğinde çözemeyeceği sıkıntıları olamaz). Böyle sıkıntılara sahip karakterler karşısındakilerce bazen tahmin edilebilir, bazen anlaşılabilir ve bazen de sıkıntısı olan kişinin becerisine bağlı anlaşılamayabilinir. Kişi karşısındakine zarar vererek, ondan daha güçlü olduğu düşüncesini edinmek ister. Kişinin karşısındaki şahıs eğer zayıf  karakter ise bu başarıya ulaşır ve diyalog aynı feed-back mekanizmasına benzer şekilde kötü sona ilerler, fakat kişinin karşısındaki karakter güçlü ise kıskanç olan şahsın zarar verme çabaları yerine ulaşamaz ve kıskanç şahıs büyük yükün altında ezilir. Doğru olanda budur. Eğer akıllıysa bundan ders çıkarır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder